Selamlaşma: Bir canla karşılaşırken el kalp üzerine konulur ‘merhaba can’ denir, o da karşılık olarak aynı cevabı verir. Eğer bir birey bir meclise giriyor ise ‘Hü Erenler’ veya ‘merhaba canlar’ veya ‘Vakitler Aşk Ola‘ denir. Eğer canın girdiği toplulukta bir lokma yeniliyor ise giren can ‘sofranız bol, lokmanız bal, haneniz bereketli olsun’ der.
Lokmayı paylaşan canlar ise ‘Eyvallah can buyur beraber olsun’ derler. Lokmalar yenildikten sonra hem hane sahibine veya kuruma ‘Biz yedik eksilttik, Hızır yerini doldursun’ diye teşekkür edilir.
Hane sahibi ise ‘Helal-i hoş olsun’ ve canlardan biri veya Pir varsa ‘Yiyene helal yedirene delil’ olsun denilerek sofra gülbengi verilir.
Hal Hatır (Bir Hane veya bir muhabbet esnasında sorulan)
Örneğin: Hal hatır sorulurken; bir bireye ‘Nasılsın can’ topluma ise ‘Nasılsınız canlar’ denir. Topluluk veya birey ise cevap olarak ‘Eyvallah seni gördük daha iyi olduk’.
Eğer bir toplulukta bir Pir var ise Pire niyaz olunurken Pir de aynı anda Can’a eğilerek niyaz olur. Birden fazla pir var ise birine niyaz olunduktan sonra ‘hepinize niyazım olsun’ diyerek kendi elini öperek yüreğine koyar ve yerine oturur. Daha ötesine giderek, bir haneye girerken bereket ve güzellikler getirmesi düşünülerek hanenin güvencesi olan eşiğe basmadan sağ adım ileri atılarak içeri girilir.
Hal Hatır (bir canla birebir karşılaşırken)
Birbirimize hal hatır sorarken, sorana ‘sağol, varol, eksik olma, iyi ki varsın’ kavramı kullanılabilinir. Bu da şu anlama gelir; Hal; içinde bulunduğunuz o anlık durum, hatır ise kıymet, değer anlamına gelir. Buna karşılıkta sağol, varol demek, değerimi bilip halimi sorduğun için teşekkür ederim demektir.
Bu şekilde Hasbihal edildikten sonra birbirlerinin kanalıyla Canlar ortak tanıdıkları kişilere selam gönderirler. Buna da karşılık ‘Başım gözüm üstüne’ diye cevap verilir. Selam, gönderilen Cana ulaştırıldığı vakit o Can ‘Getirip gönderen sağ olsun’ diye teşekkür eder.
Vedalaşmak, Ayrılmak
Bir haneden veyahut bir candan ayrılırken hatta kendi evimizden bile ayrılırken yolda kullanılan dil şudur. Haneye misafir olan can önce hane sahiplerine gösterdikleri manevi ilgi karşısında ‘Biz yedik Hızır yerini doldursun, kazanana can sağlığı ve kesesine bereket getirsin’denilerek teşekkür edilir. Eğer bu pir hanesi ise dışarı çıkmadan Anaya ve Pire niyaz edilerek geri geri eşiğe basmadan çıkılır.
Eğer söz konusu kendi hanemiz ise o zamanda annemiz ve babamız tarafından yolculanarak, gittiğimiz yer neresi olursa olsun, menzil duası verilir. ‘Uğurlar olsun yolun açık, bozatlı Hızır ayağını taşa değdirmesin denilir. Yolda bir canla karşılaşınca da uğurlar olsun diye hitap edilir.
Aşk olsun” ya da “Aşk ile” Alevilikte bir selam verme, hitap etme biçimidir.Bu ifade ikrarlı/Musahipli olup da cemlerde semah dönenler için de kullanılır. Bu kavram; “Ödülün İlâhî aşk/Ali’nin aşkı/Mansur’un aşkı olsun” gibi anlamlarda kullanılır.
Bu hitaba karşılık (cemlerde, günlük hayatta) ise; “Aşkın cemal olsun.”biçiminde yanıt verilir. Bazen de; “Cemalin Nur olsun/ola.” hitabı kullanılır ve buna da; “Nur’un alâ nur olsun.” biçiminde karşılık verilir.
Hakka Yürüme Erkanı
Hakka yürüme erkanlarımızda ise hakka yürüyen can için cenaze sahiplerine hasbıhal edilirken ‘Toprağı Bol Olsun’ denir. Bu deyim sır edilen toprak altındaki vücudumuzdan, toprak altında yaşayan diğer canlıların vücudumuzdan faydalanmasını ve o canlıların doğaya, dünyaya faydalı güzellikler sunması için söylenir.
Toprağı bol olsun’ ardından ‘Hakka Talip Olsun’ denir. Hakka Talip Olsun’ diyerek Hakka yürüyen canın Hak divanına kolayca girebilmesi dilenir.
Son olarak ta ‘Devri Daim Olsun’ denir. Bununla da Hakka yürüdükten sonra canın tekrar geri döneceğine, yani yolumuzdaki insan-ı kamilliği bulana kadar canın devr-i daim olacağına itikat edilir.
Alıntı
Lokmayı paylaşan canlar ise ‘Eyvallah can buyur beraber olsun’ derler. Lokmalar yenildikten sonra hem hane sahibine veya kuruma ‘Biz yedik eksilttik, Hızır yerini doldursun’ diye teşekkür edilir.
Hane sahibi ise ‘Helal-i hoş olsun’ ve canlardan biri veya Pir varsa ‘Yiyene helal yedirene delil’ olsun denilerek sofra gülbengi verilir.
Hal Hatır (Bir Hane veya bir muhabbet esnasında sorulan)
Örneğin: Hal hatır sorulurken; bir bireye ‘Nasılsın can’ topluma ise ‘Nasılsınız canlar’ denir. Topluluk veya birey ise cevap olarak ‘Eyvallah seni gördük daha iyi olduk’.
Eğer bir toplulukta bir Pir var ise Pire niyaz olunurken Pir de aynı anda Can’a eğilerek niyaz olur. Birden fazla pir var ise birine niyaz olunduktan sonra ‘hepinize niyazım olsun’ diyerek kendi elini öperek yüreğine koyar ve yerine oturur. Daha ötesine giderek, bir haneye girerken bereket ve güzellikler getirmesi düşünülerek hanenin güvencesi olan eşiğe basmadan sağ adım ileri atılarak içeri girilir.
Hal Hatır (bir canla birebir karşılaşırken)
Birbirimize hal hatır sorarken, sorana ‘sağol, varol, eksik olma, iyi ki varsın’ kavramı kullanılabilinir. Bu da şu anlama gelir; Hal; içinde bulunduğunuz o anlık durum, hatır ise kıymet, değer anlamına gelir. Buna karşılıkta sağol, varol demek, değerimi bilip halimi sorduğun için teşekkür ederim demektir.
Bu şekilde Hasbihal edildikten sonra birbirlerinin kanalıyla Canlar ortak tanıdıkları kişilere selam gönderirler. Buna da karşılık ‘Başım gözüm üstüne’ diye cevap verilir. Selam, gönderilen Cana ulaştırıldığı vakit o Can ‘Getirip gönderen sağ olsun’ diye teşekkür eder.
Vedalaşmak, Ayrılmak
Bir haneden veyahut bir candan ayrılırken hatta kendi evimizden bile ayrılırken yolda kullanılan dil şudur. Haneye misafir olan can önce hane sahiplerine gösterdikleri manevi ilgi karşısında ‘Biz yedik Hızır yerini doldursun, kazanana can sağlığı ve kesesine bereket getirsin’denilerek teşekkür edilir. Eğer bu pir hanesi ise dışarı çıkmadan Anaya ve Pire niyaz edilerek geri geri eşiğe basmadan çıkılır.
Eğer söz konusu kendi hanemiz ise o zamanda annemiz ve babamız tarafından yolculanarak, gittiğimiz yer neresi olursa olsun, menzil duası verilir. ‘Uğurlar olsun yolun açık, bozatlı Hızır ayağını taşa değdirmesin denilir. Yolda bir canla karşılaşınca da uğurlar olsun diye hitap edilir.
Aşk olsun” ya da “Aşk ile” Alevilikte bir selam verme, hitap etme biçimidir.Bu ifade ikrarlı/Musahipli olup da cemlerde semah dönenler için de kullanılır. Bu kavram; “Ödülün İlâhî aşk/Ali’nin aşkı/Mansur’un aşkı olsun” gibi anlamlarda kullanılır.
Bu hitaba karşılık (cemlerde, günlük hayatta) ise; “Aşkın cemal olsun.”biçiminde yanıt verilir. Bazen de; “Cemalin Nur olsun/ola.” hitabı kullanılır ve buna da; “Nur’un alâ nur olsun.” biçiminde karşılık verilir.
Hakka Yürüme Erkanı
Hakka yürüme erkanlarımızda ise hakka yürüyen can için cenaze sahiplerine hasbıhal edilirken ‘Toprağı Bol Olsun’ denir. Bu deyim sır edilen toprak altındaki vücudumuzdan, toprak altında yaşayan diğer canlıların vücudumuzdan faydalanmasını ve o canlıların doğaya, dünyaya faydalı güzellikler sunması için söylenir.
Toprağı bol olsun’ ardından ‘Hakka Talip Olsun’ denir. Hakka Talip Olsun’ diyerek Hakka yürüyen canın Hak divanına kolayca girebilmesi dilenir.
Son olarak ta ‘Devri Daim Olsun’ denir. Bununla da Hakka yürüdükten sonra canın tekrar geri döneceğine, yani yolumuzdaki insan-ı kamilliği bulana kadar canın devr-i daim olacağına itikat edilir.
Alıntı